
Efkan Âlâ
@efkanala · Libanon, Sýrie, Turecko, Irák, Jemen
Efkan Âlâ je turecký politik.
Mekke Anlaşması kapsamında İstanbul’da gerçekleştirilen ilk toplantı sonrasında yayımlanan ortak bildiri, bölgesel dengeler açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Küresel risklerin ve bölgesel istikrarsızlıkların tırmandığı bir dönemde hayata geçirilen bu ortaklık zemini, ülkemizi barış formüllerinin üretildiği merkezi bir üs konumuna taşımaktadır. Bu proaktif diplomasinin arkasındaki en etkili güç ise kuşkusuz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel sistemin mevcut durumunu doğru okuyan basiretli liderliğidir. Türkiye'nin savunma sanayisinde yazdığı yerli ve milli başarı hikayesi bölgemizde barış odaklı bir ittifak mimarisine katkı sağlarken Sayın Cumhurbaşkanımızın "Daha Adil Bir Dünya Mümkün" vizyonu doğrultusunda, bölgemizdeki savaş ve çatışma yanlısı politikalara karşı kalıcı barışın ve istikrarın inşası öne çıkmaktadır.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın yıl dönümünde Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum.
İsrail makamları tarafından Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan akıl dışı, saldırgan açıklamaların siyasi bir karşılığı olmadığı gibi esasen konu klinik düzeyde bir suçluluk psikolojisinin ve ağır bir hezeyanın dışavurumudur. Tarihsel ve güncel gerçekleri tersyüz etmeye çalışan bu histerik söylem, uluslararası kamuoyu nezdinde hiçbir karşılığa sahip değildir. Bu açıklamalar hem siyasi hem de psikiyatrik açıdan tam bir çöküşün belgesidir. Açıklamada kullanılan ifadeler, muhakeme yeteneğinin kaybolduğunu ve zihnin akut bir paranoid-şizoid pozisyona gerilediğini göstermektedir. Kendini mutlak mağdur, dünyanın geri kalanını ise “mutlak kötü” olarak konumlandıran bu arkaik zihniyet, narsisistik bir yaralanmanın getirdiği öfke patlamasından ibarettir. Kendi suçlarını örtbas etmek için tarihi manipüle edenler ve asılsız iftiralara sığınanlar, aslında kendi utanç verici gerçekliklerini bastırmaya çalışmaktadır. Siyasi açıdan bakıldığında, Gazze’de ve bölgede aylardır sürdürülen sistematik katliamlar, sivil altyapının yok edilmesi ve uluslararası hukukun açıkça çiğnenmesi, faili küresel vicdan mahkemesinde çoktan mahkum etmiştir. Kendi halkının dahi tepkisini bastıramayan, uluslararası arenada giderek yalnızlaşan ve savaş suçları nedeniyle köşeye sıkışan bir yönetimin, dikkatleri başka yöne çekmek için Türkiye’yi ve liderini hedef alması beyhude bir çabadır. Türkiye, bölgede barışı, sivillerin yaşam hakkını ve adaleti savunmaya, mazlumların sesi olmaya kararlılıkla devam edecektir.
Suriye’de istikrarın tahkimine yönelik atılan somut adımları yakından takip ediyor ve memnuniyetle karşılıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye olarak Suriye’nin barış ve istikrarına katkı sağlayacak her türlü çabayı desteklemeye, bölgenin huzur ve güvenliğini güçlendirecek girişimlere katkı sunmaya devam edeceğiz.
Malazgirt Zaferi'nin 955. Yıl Dönümü Kutlama Programı’na katıldık. https://t.co/gDoSQ562nN
Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünde, kahraman ecdadımızı ve aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle anıyorum. https://t.co/PNBgPPJ4zO
TEKNOFEST'in bu yılki buluşmasında, Deniz Kuvvetlerimizin farklı sınıflardaki platformlarından insansız deniz ve hava sistemlerine, hava savunma kapasitemizden füze teknolojilerine uzanan geniş bir yelpaze, milletimizin özgüvenle geleceğe yürüdüğünün kanıtı olarak sergileniyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın milli savunma vizyonu çerçevesinde hayata geçirilen savunma sanayi ürünlerimiz, bugün dünya kamuoyunun takdirle izlediği bir başarı hikayesine dönüşmüş durumdadır. Bu vesileyle, gece gündüz demeden bu vizyonun hayata geçmesi için emek veren, alın teri döken, fikir üreten, tasarlayan, üreten ve sahaya kazandıran herkese, savunma sanayimizin kurumlarına, mühendislerimize, teknisyenlerimize ve bu büyük ekosistemi mümkün kılan tüm paydaşlara gönülden teşekkür ediyoruz.
İsrail Başbakanlık Ofisi'nin Sayın Cumhurbaşkanımızı ve ülkemizi hedef alan açıklamaları, mesnetsiz, provokatif ve gerçeklerle bağdaşmayan hezayanlardır. Bu hezeyanların amacı, Netanyahu hükümetinin bölgede sürdürdüğü soykırımcı politikaların yarattığı uluslararası tepkiyi örtme çabasından ibarettir. Filistin’de yaşanan soykırımın, Gazze’de çocukların, kadınların ve masum sivillerin katledilmesinin sorumlusu olan, uluslararası hukuku ayaklar altına alan bir yönetimin, demokrasi ve ahlaktan bahsetmeye hakkı yoktur. İsrail’in, kendi işgal politikaları, yasa dışı yerleşimleri ve bölge barışını dinamitleyen saldırgan tutumu ortadayken, ortaya atılan iddialar kendi iç yüzünü gizlemek için sahneledikleri zavallı bir tiyatrodan ibarettir. Sizin demokrasiden anladığınız bombaların gölgesinde uygulanan bir katliam rejimidir. Türkiye, uluslararası hukuka uygun olarak bölgesel istikrarın tesisi yönündeki tutumunu kararlılıkla sürdürecektir.
Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Sayın Melih Meriç’e yönelik menfur saldırıyı lanetliyor, kendilerine acil şifalar diliyor ve yakınlarına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.