
Mehmet Şimşek
@memetsimsek · Libanon, Sýrie, Turecko, Irák, Jemen
Mehmet Şimşek je turecký ekonom a státník.
Výsledky PISA 2025 jsou venku a investice Türkiye do vzdělávání se vyplácí. Ve všech třech předmětech jsme dosáhli největšího zlepšení ze všech zemí OECD. Přírodní vědy jsou poprvé nad průměrem OECD. Nad ním je i čtení. Matematice chybí jeden bod. Celkově jsme získali 476 bodů oproti průměru OECD 469. Naše pořadí mezi zeměmi OECD vzrostlo o 15 míst v přírodních vědách, o 17 ve čtení a o 9 v matematice. To je ještě důležitější vzhledem ke globálnímu obrazu. V celém OECD kleslo od roku 2015 skóre ve čtení o 28 bodů a v matematice o 22, což jsou nejnižší průměry, jaké kdy PISA zaznamenala. Téměř každá vyspělá ekonomika ztrácí půdu pod nohama. Türkiye jde opačným směrem. Není to náhoda. Vzdělávání bylo po více než dvě desetiletí jedinou největší položkou našeho rozpočtu. Produktivita začíná ve třídě a neexistuje lepší investice, jakou může země učinit.
Přeloženo z jazyka angličtinaTürkiye, PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) 2025 sonuçlarına göre sıralamasını tüm alanlarda yükseltirken fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerinde performans gösterdi. 91 ülke arasında sıralamamız; fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 18, matematikte 11 basamak yükseldi. OECD ülkeleri arasında 2022’ye kıyasla her üç alanda puanını en fazla artıran Türkiye, son 10 yılda üç alanda da performansını sürekli artıran tek OECD üyesi oldu. 2026 yılı bütçesinde en yüksek payı, yüzde 15,3 ile eğitime ayırdık. Kalkınmanın temel unsurlarından biri olan beşeri sermayemizin niteliğini daha da güçlendirmek için eğitim politikalarımızı sürdürecek, elde ettiğimiz kazanımları daha ileriye taşımaya devam edeceğiz.
Dönemsel eğitim fiyat artışlarına ve savaşın etkilediği akaryakıt fiyatlarına rağmen enflasyonda düşüş devam etti; yıllık enflasyon yüzde 31,5 gerçekleşti. Temel mal enflasyonu yıllık yüzde 15,9 ile 2020 yılı Kasım ayından sonraki en düşük seviyesine gerilerken yıllık kira enflasyonu son 46 ayın en düşük seviyesine indi. Küresel fiyat şoklarının enflasyon etkisini sınırlamaya yönelik adımlar atarken kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda yapısal politikalarımızı da sürdürüyoruz.
Kira sözleşmelerinde dijital dönüşüm hızlanıyor. e-Devlet üzerinden kira sözleşmelerini hızlı, kolay ve güvenilir şekilde hazırlama imkânı sunuyoruz. Bugüne kadar 72 binden fazla sözleşme e-Devlet üzerinden yapıldı. Uygulamayı yaygınlaştırarak işlemleri kolaylaştıracak ve kayıtlı ekonomiyi güçlendireceğiz.
Programımızın önemli hedeflerinden birini daha gerçekleştirdik. Koşullu yükümlülük olan KKM’den çıkış sürecini başarıyla tamamladık. Makro finansal istikrarı güçlendiren ve Türk lirasına güveni artıran politikalarımıza devam edeceğiz. https://t.co/k702Rl1Sdq
Esnafımızın finansmana erişimini güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Hazine destekli yatırım ve işletme kredilerinde faiz yükünün önemli bir kısmını karşılıyoruz. Yaptığımız yeni düzenlemeyle kredi koşullarını tam olarak karşılayamayan esnafımızın da finansmana erişimini kolaylaştırıyoruz. Üreten, yatırım yapan ve istihdam sağlayan esnafımızın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz.
Kamuda tasarruf kararlılığımız sonuç veriyor. Tedbirler kapsamında 2024-2025 döneminde 484 milyar TL tasarruf sağladık. Bu tutar altı bakanlığın 2026 yılı toplam bütçesini aşıyor. Kamu kaynaklarını daha etkin kullanıyor, tasarruf anlayışını kalıcı hale getiriyoruz. Harcama disiplinini güçlendirerek sağladığımız kaynakları öncelikli alanlarda kullanmaya devam edeceğiz.
Düşük borçluluk ekonomimizin direncini artıran önemli bir unsurdur. Kamu, finansal sektör, özel sektör ve hanehalkının toplam borcunun milli gelire oranı ülkemizde yüzde 91 ile gelişmekte olan ülkeler ortalaması yüzde 229’un ve dünya ortalaması yüzde 306’nın oldukça altındadır. Kamu borcunun GSYH’ye oranı ise 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 23,1 ile tarihi düşük seviyededir. Brüt dış borç stoku ikinci çeyrek itibarıyla 539 milyar dolar gerçekleşirken milli gelire oranının yüzde 31,8 ile yatay seyretmesini bekliyoruz. Zorlu küresel koşullarla mücadelede düşük borçluluğumuz ekonomimize önemli bir esneklik sağlıyor.