
메흐메트 심셰크
@memetsimsek · 레바논, 시리아, 튀르키예, 이라크, 예멘
메흐메트 심셰크는 튀르키예 경제학자이자 정치가입니다.
Cari açık, temmuzda yıllıklandırılmış 40,7 milyar dolar oldu. Küresel ticarette belirsizliklerin ve maliyet baskılarının arttığı bu dönemde, ihracatçılarımız; ürün ve pazar çeşitliliği, güçlü üretim altyapısı ve değişen koşullara hızlı uyum kabiliyetiyle küresel pazarlardaki konumunu koruyor. Hizmet ihracatının dirençli seyri de dış dengemizi destekliyor. Önümüzdeki dönemde ihracatçılarımızın rekabet gücünü artıracak adımlar atmaya, yüksek teknolojili ve katma değerli üretimi güçlendirecek yapısal dönüşüm politikalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Bu sayede küresel ticaretteki dönüşüme ve jeopolitik gelişmelere karşı rekabet gücümüzü ve tedarik güvenliğimizi daha da güçlendireceğiz.
PISA 2025 is out, and Türkiye's investment in education is paying off. We made the biggest gains of any OECD country in all three subjects. Science is above the OECD average for the first time. Reading is above it too. Math is one point short. Overall, 476 against an OECD average of 469. Our ranking among OECD countries rose 15 places in science, 17 in reading and 9 in math. This matters even more given the global picture. Across the OECD, reading scores are down 28 points since 2015 and math down 22, the lowest averages PISA has ever recorded. Almost every advanced economy is losing ground. Türkiye is moving the other way. This is not an accident. For more than two decades, education has been the single largest item in our budget. Productivity starts in the classroom, and there is no better investment a country can make.
Türkiye, PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) 2025 sonuçlarına göre sıralamasını tüm alanlarda yükseltirken fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerinde performans gösterdi. 91 ülke arasında sıralamamız; fen bilimlerinde 15, okuma becerilerinde 18, matematikte 11 basamak yükseldi. OECD ülkeleri arasında 2022’ye kıyasla her üç alanda puanını en fazla artıran Türkiye, son 10 yılda üç alanda da performansını sürekli artıran tek OECD üyesi oldu. 2026 yılı bütçesinde en yüksek payı, yüzde 15,3 ile eğitime ayırdık. Kalkınmanın temel unsurlarından biri olan beşeri sermayemizin niteliğini daha da güçlendirmek için eğitim politikalarımızı sürdürecek, elde ettiğimiz kazanımları daha ileriye taşımaya devam edeceğiz.
Dönemsel eğitim fiyat artışlarına ve savaşın etkilediği akaryakıt fiyatlarına rağmen enflasyonda düşüş devam etti; yıllık enflasyon yüzde 31,5 gerçekleşti. Temel mal enflasyonu yıllık yüzde 15,9 ile 2020 yılı Kasım ayından sonraki en düşük seviyesine gerilerken yıllık kira enflasyonu son 46 ayın en düşük seviyesine indi. Küresel fiyat şoklarının enflasyon etkisini sınırlamaya yönelik adımlar atarken kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda yapısal politikalarımızı da sürdürüyoruz.
Kira sözleşmelerinde dijital dönüşüm hızlanıyor. e-Devlet üzerinden kira sözleşmelerini hızlı, kolay ve güvenilir şekilde hazırlama imkânı sunuyoruz. Bugüne kadar 72 binden fazla sözleşme e-Devlet üzerinden yapıldı. Uygulamayı yaygınlaştırarak işlemleri kolaylaştıracak ve kayıtlı ekonomiyi güçlendireceğiz.
Programımızın önemli hedeflerinden birini daha gerçekleştirdik. Koşullu yükümlülük olan KKM’den çıkış sürecini başarıyla tamamladık. Makro finansal istikrarı güçlendiren ve Türk lirasına güveni artıran politikalarımıza devam edeceğiz. https://t.co/k702Rl1Sdq
Esnafımızın finansmana erişimini güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Hazine destekli yatırım ve işletme kredilerinde faiz yükünün önemli bir kısmını karşılıyoruz. Yaptığımız yeni düzenlemeyle kredi koşullarını tam olarak karşılayamayan esnafımızın da finansmana erişimini kolaylaştırıyoruz. Üreten, yatırım yapan ve istihdam sağlayan esnafımızın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz.
Kamuda tasarruf kararlılığımız sonuç veriyor. Tedbirler kapsamında 2024-2025 döneminde 484 milyar TL tasarruf sağladık. Bu tutar altı bakanlığın 2026 yılı toplam bütçesini aşıyor. Kamu kaynaklarını daha etkin kullanıyor, tasarruf anlayışını kalıcı hale getiriyoruz. Harcama disiplinini güçlendirerek sağladığımız kaynakları öncelikli alanlarda kullanmaya devam edeceğiz.
Düşük borçluluk ekonomimizin direncini artıran önemli bir unsurdur. Kamu, finansal sektör, özel sektör ve hanehalkının toplam borcunun milli gelire oranı ülkemizde yüzde 91 ile gelişmekte olan ülkeler ortalaması yüzde 229’un ve dünya ortalaması yüzde 306’nın oldukça altındadır. Kamu borcunun GSYH’ye oranı ise 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 23,1 ile tarihi düşük seviyededir. Brüt dış borç stoku ikinci çeyrek itibarıyla 539 milyar dolar gerçekleşirken milli gelire oranının yüzde 31,8 ile yatay seyretmesini bekliyoruz. Zorlu küresel koşullarla mücadelede düşük borçluluğumuz ekonomimize önemli bir esneklik sağlıyor.